Artik uykusuzluğumun boyutunu anlatacak kelime bulamıyorum. Siz uykusuzluğa bir de iyice artmış endişe, merak, özlem duygularını ekleyin. İşte halim öyle tuhaf bir hal..
Heyecanımı iyice artıransa eşime kavuşacak olmam, itiraf ediyorum...
Doğuma 2 gün kala birbirimize kavuşuyoruz nihayet. Ahhh imkanımız olsa 10 gün öncesinden burada olmasını isterdim. İnsan son hafta çok ağırlaşıyor gerçekten. En sevdiğine tutunup yapmak istiyor herşeyi. Uykusu kaçınca en sevdiğine sarılıp tekrar dalmayı hayal ediyor. Bir de son 10 gün dayanılmaz sırt ağrıları... Eşim olsa masaj yapardı sırtıma, omuzlarıma... Offf offf daha neler neler için insanın yanında eşinin olması şart doğum öncesi.
Dedim ya bizim olamadı ama inkanınız varsa eşinizi son 10 gün yanınızdan ayırmayın;)
Neyse iyi tarafından bakalım. Bugün 21 Aralık, kış gündönümü
ve bu özel günde kavusuyorum ben eşime.. Koskoca 2 günümüz var birlikte gezip tozmak, Manhattan ' ın tadını cıkarmak için.
Güzel yerler keşfettim O ' nun yokluğunda. Şimdi bunları eşime göstermek, anlatmak için sabırsızlanıyorum..
İyice ağırlaştım diyorum ya. Belki heryeri gezip gösterecek halim olmayabilir. Olsun benim için buranın cenneti Central Park. Evimize de 5 dakika yürüme mesafesinde. Gidip sincapları görür, gölün etrafında yürürüz...
Kim söylemiş hatırlamıyorum ama "11 Eylül' de İkiz Kuleler yerine Central Park' a birşey olsaydı Amerikalılar daha fazla üzülürdü " diye. Burada yaşayıp da buna katılmamak imkansız.
- Posted using BlogPress from my iPhone
Location:New York,ABD
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder